Her şeye bir ad koymak şart değil. Bazen sadece “Bu bana ağır geldi” diyebilmek bile iyi gelir.
Dinlenememek bazen çok çalışmaktan değil; zihnin sürekli açık kalmasından olur.
Zihin hızlandığında, seçenekler çoğalır ama netlik azalır. O yüzden önce ritmi düşürmek lazım.
Kendimizi korumak için geliştirdiğimiz bazı refleksler, bir süre sonra bizi yoran bir düzene dönüşebiliyor.
İnsan Dinlenememek yaşadığında, dışarıdan bakınca her şey normal görünebilir. İçerideyse başka bir tempo vardır.
Bazı günler Dinlenememek, zihnin sesi gibi değil de sanki bedenin uyarısı gibi çıkar karşımıza.
Genelde kaçırdığımız şey şu: Duygu tek başına değil; bir düşünce ve bir alışkanlıkla el ele yürür.
İnsan otursa bile içi oturmaz. Çünkü ‘yapılacaklar’ listesi içeriden konuşur.
1
Başarı baskısı: Asıl mesele çoğu zaman başka yerde başlar
15 kez okundu
2
Alınganlık ile baş etmek, “güçlü olmak” demek değildir
14 kez okundu
3
Bazen Zihin okumak sandığımız şey, başka bir ihtiyacı anlatır
13 kez okundu
4
Bazen Düşünceyi gerçek sanmak sandığımız şey, başka bir ihtiyacı anlatır
13 kez okundu
5
Tekrarlayan döngüler sandığımız şeyin küçük bir sebebi olabilir
11 kez okundu