Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Rusya’nın Ukrayna’yla süren savaşında neredeyse 4 yıl geride kalacak. Aradan geçen zamanda yeni kritik noktalar, perde arkasında ABD ve Rusya arasında süren mücadele ve Çin faktörü ortaya çıktı. Savaşın artık daha da kuzeye taşındığını gösteren hamleler peş peşe gelirken, öne çıkan 3 kritik nokta var. ABD’nin son günlerde sıklıkla vurguladığı Grönland, Arktik ve Atlantik arasında bir koridor olan GIUK ve Arktik Okyanusu’nun ta kendisi… Bu 3 kritik nokta arasında Grönland tam bir kale görevi görüyor. Bölgede Rusya’nın çok uzun zamandır bulundurduğu nükleer buzkıran gemiler başka hiçbir ülkenin sahip olmadığı bir hâkimiyeti beraberinde getiriyor. ABD’nin dünyanın en büyük adası olan Grönland’a kurmak istediği üs ise okyanuslar arası geçişte bir otorite sağlama potansiyelinde. Bu üsle Rusya ve Çin’in kuzeydeki emellerine taş koyacak bir otorite sağlamak isteyen ABD, kural ve anlaşmalara aykırı girişim ve söylemleriyle bölgeyi her geçen gün alevlendiriyor. Peki ama 3 büyük güç arasında Grönland’ın önemi ne? Sadece Rusya’nın sahip olduğu buzkıran gemiler kuzeyde konuşlanmışken, Grönland’a kim ne yapabilir? Çin’in kuzeye attığı adımların temelinde ne yatıyor? Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz kuzeyde değişen dengeleri tüm detaylarıyla Milliyet.com.tr’ye anlattı.Haberin DevamıHaberin Devamı3 KRİTİK NOKTA NERESİ? ‘KURALSIZLIK DÖNEMİ BAŞLADI’ABD’nin Grönland’a olan yaklaşımı ve dünyanın en büyük adasını topraklarına katma çabası oranın özel bir yer olduğunu anlatıyordu. Ancak pek çok konuda Danimarka’ya bağlı bu adanın ABD için asıl önemi 1867’de Ruslardan satın alınan zengin değerli maden dolu topraklarıyla Alaska ve iki ülke arasında yürüyerek geçilebilecek Bering Boğazı için bir kale olmasıydı. Grönland ABD’nin, Atlantik ve Arktik arasındaki geçişi kontrol edebileceği bir üstü. Rusya’nın Atlantik’e ulaşmasının tek yolu, Grönland ve Birleşik Krallık arasındaki GIUK (Greenland – Iceland – United Kingdom) geçidiydi. Grönland ABD’nin olursa Rusya buraya çıkamazdı. Dolayısıyla Arktik ve Atlantik’in kontrolü neredeyse tümüyle ABD’nin elinde olurdu. Bu kritik kale için yaşanan tartışma ve mücadele, Tümamiral Cem Gürdeniz’e göre ‘kuralsızlık dönemini’ başlatmıştı. Tümamiral Cem Gürdeniz sözlerine, “Ukrayna Rusya Barış görüşmelerini sürdürürken, Putin’in rezidansına CIA destekli SİHA saldırıları düzenlenmesi, Nijerya’ya yönelik askeri baskı ve operasyonlar, Venezuela’da yaşanan devlet başkanını kaçırma ve açık rejim müdahalesi, Rus bayraklı tankerin Kuzey Atlantik Okyanusunun açık deniz alanında Amerikan Sahil Güvenlik gemisince teslim alınması ve son olarak Grönland’ın dahi istenebilir bir ‘jeopolitik nesne’ haline gelmesi gibi gelişmeler birbirinden kopuk krizler değildir. Bunlar, Batı yarımkürenin, artık kurallı bir düzeni olmadığını ve Vahşi Batı benzeri bir çöküş sürecine girdiğini gösterir. Şimdi de sıra Grönland’a geldi” diye devam ediyordu. Peki ama bütün bunların perde arkasında ne vardı?Haberin DevamıHaberin Devamı
1
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
2666 kez okundu
2
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
1761 kez okundu
3
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
1672 kez okundu
4
Norweç silahlı kuvvetleri kadınlardan oluşan özel kuvvetler eğitimlerini başlattı.
1240 kez okundu
5
Bakan Gül: Darbeci hainlerden hesap soruluyor
1082 kez okundu