Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. Çoruhlu, SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlıyor…
Sadece daha uzun değil, daha keyifli, daha kaliteli yaşamanın ve yaşlanmayı frenlemenin mümkün olduğunu anlatan Çoruhlu, bu kez longevity eşliğinde karaciğer sağlığını koruma yollarına dikkat çekti.
İşte açıklamaları:

Karaciğer 7/24 çalışıyor. O malzeme ayırma ofisi, eskiyi güvenli bir şekilde atma ofisi… Karaciğer olmasaydı yediğimiz direkt kana geçerdi, işi bitenler de direkt dışkıya geçerdi. O oraya yapışmış durumda; çıkanları da güvenli bir şekilde atmaya, vücuda girenleri de güvenli bir şekilde işlemeye çalışıyor. Safra kesesi, pankreas da ona yardım ediyor. Kendini yenileyen hücrelerle doludur. Çünkü çok işi var. Yani en çok kredilerden biri onda…
Ancak biz onu bu krediye, bu yenilenmeye rağmen yağlandırabiliyoruz, süreç oradan siroza gidebiliyor veya bir sürü alkolik olmayan hepatit konuları var ki o da yağlanmanın ileriki konumu…
Karaciğerin sorununun genetik en büyük göstergesi de kan yağları, trigliseritlerdir. Trigliseridin genetik olarak yüksekse o karaciğer yağlanacaktır. Sen öyle olmamak için herkesten daha erken akşam yemeğini kesip herkesten daha da az işte mısır şurubu gibi işlenmiş ürünleri yememeyi, alkol almamayı seçmen gerekir.
Sadece kötü yemek anlamında söylemiyorum, her şey karaciğere gidiyor. Herhangi bir kimyasalın ayrıştırılma yeri orası. Karaciğerin işi aslında vücuda bir şekilde girmiş ve atılması için illa suda erir hani idrara atayım, dışkıya atayım hâle gelecek maddeleri bir işlemden geçirmektir. Yani alkolde de bunu yapar, kimyasallar da bunu yapar, işte tost ekmeği yaptınız, bırak ekmeğin glutenini ekmeğin o siyah kızarmış kısmının yanığını düzeltmek için de bunu yapar. Ancak maalesef eski karaciğerler gibi değil, kapasitesi ister istemez kullanılıyor. Çocuklarda bile… Çünkü sürekli işlenmiş yiyor, gazlı içecekler içiyorlar…
Genç yaşta da görülen, karaciğer yağlanması büyük sorun. Niye yağlanıyor? Çünkü işlem kapasitesi azaldığı için golü kendinde, kendindeki karaciğer hücrelerinde hem artıkları hem yağı biriktirerek yapıyor.
Başka bir konu, geçenlerde büyük haber oldu parasetamoller. Böyle ağrı kesiciler vardır; grip olunca bir tane yutarsın falan filan…
Bunların karaciğerde yetersizlik yapabileceğine dair bir cümleler, yani bir uyarılar Amerika’da kullanıldı, bunlar anons edildi. Ancak biz mesela çok dikkat etmeden yine başımız ağrıyınca “bir tane içeyim” diyoruz. O yüzden kullandığın ilaç ve ağrı kesicinin de hikayesini biliyor olmanız lâzım.
Mısır şurubu normalde neden işlenmiş yiyeceklerde var?
Tadı bir kere normalden aynı miktarda 600 kat daha şekerli olduğu için az koysan da aynı verimi alıyorsun ve ucuz bir şey… Yani; şeker pancarı değil de mısır şurubu denen şey… Turşuya bile koyabilirsin yani illa şeker tadı değil, o bir sürü şeyde var. Şimdi bunu vücudun işlemesi vücut için çok zor.
Onu her işlediğinde diğer işlerinden kredi çalıyor ve işte o karaciğer hücrelerinin içinde yağlanmalar vesaire oluyor.
Yani sadece işlenmiş yiyeceklerle ve kilo alarak…
Çok incecikken de karaciğerini böyle yağlandırırsın, böyle yiyecekleri tükettiğin için…
Yiyip içtiklerimizin karaciğerde bir iz düşümü oluyor. Bir tahribat oluyor yani… Bunu nasıl görüyoruz? Ultrasonda karaciğerim evre 1 yağlı. Başka nasıl görüyoruz?
ALT, işte AST yani karaciğer enzimleri yüksek çıkınca…
Glutatyonun temizlik yapmak için çünkü o bir master antioksidan olduğu için oksidasyon (yani dert nerede ise) oraya çökmesi lazım. Glutatyonun ne kadar harcandığını kabaca gösteren de GGT’dir.
Şimdi GGT’nin karşısında değerler yazar ‘40’a kadar iyidir’ der, seninki 45’se “çok mu acaba?” diyebilirsin. Ama 20 ve altı daha idealdir. Çünkü biz longevity’de hiçbir zaman üst sınırı geçmiş olana bakmıyoruz ki “ideali ne bunun?” diyoruz.
Eğer sen burnunu çıkaran bir GGT yıllar içerisinde en azından görüyorsan ya da hafif çıkarmışsa; “Ben bir toksin için bunu harcıyorum acaba neye harcıyorum?” İlk akla alkol gelir ki alkolde de yükseldiği için zaten tipik olarak “alkol enzimi” diye bilinir ama alkolün olduğu gibi diğer toksinlerde de (bu aynen o gereksiz ağrı kesiciler falan filan gibi konular da olabilir) onlarda da yükselebilir.
Vücudun doğal glutatyon üretimini artırarak karaciğeri temizleyen gıdalardan brokoli, karnabahar, sarımsak iyidir diyoruz… Böyle şeyler konuşuyoruz ya; işte onların içindeki minik minik maddeler de bu yolun yolcuları da o yüzden önemli. Mesela vitamin C iyidir diye konuşuyoruz; aslında o glutatyonun kankası… Glutatyon, vitamin C’lerin, selenyumların orkestra şefidir. Glutatyon dart tahtasıdır, bütün oklar ona gider. Kendini bütün o serbest radikale feda ederek “bana bana bana” diye üstüne alır. O yüzden “master antioksidan”dır. Bütün bu antioksidan diye konuştuğumuz şeyler Glutatyon’a yarar. Yani aslında glutatyonu vücutta rastgele atılan oksidan oklar için bir dart tahtası olarak kendini feda etmesi, sonra da bütün onları temizleyecek kadar hızlı döngüyle işi yapabilmesi marifeti artırır.
Biz burada sadece işte herbalistler gibi sadece bitki yemek falan hiç konuşmuyoruz. Biz hep burada longevity tıbbı ile moleküller, teknoloji nerede diyoruz…
Glutatyonu da vücudun düzgün şekilde alabileceği versiyonları var; lipozomlanıyor yine. Lipozomlamak bir şeyi böyle bir tür yağ kapsüle koymak demek; o yüzden sağda solda zarar görmeden o yağ kapsül onu hedefe kadar götürüyor.
Bir de onun dediğim gibi işini yapmaya yardımcı kankaları var; aynı C vitamini gibi, başka moleküller de var. Onları da onun yanına koyduğunda beraber bu işi yapıyorlar. Yani glutatyon lafı edildiğinde; serbest radikallerimi dart tahtası mı topluyor yoksa onlar sağa sola saldırıyorlar mı… Savruluyorlar mı? Dart tablomun durumu ne? GGT’m kaç gibi ya da ben onu nasıl…
Bu mantığı döndürmek bile bence yeterli.
“Ne ister bu temizlik malzemesi olarak?” dediğinde sen de lipozomal glutatyonunu, lipozomal C’ni vererek ona destek olmuş olursun.
Şimdi sebze suyu içmek yeterli mi “hayır” demek yanlış. Sebzelerin içerisinde antioksidanlar var, onları da ağızdan yiyene kadar sularını sık, miktarı çok olur, gönder karaciğere yardım et” desem haklıyım ve
güzel bir şey bu. Dolayısıyla sebze suyu içmekte bir sakınca yok. Ama büyük resimde, bir tek sebze suyunu koydum iyi ama sonra gideyim haftaya şunu yiyeyim, bunu yiyeyim, tütünümü içeyim, alkolümü alayım gibi bir şey onu götürmüyor. Birbirini götürmüyorlar yani.
Kendinizi sorgulayın
Karaciğere hayat boyu ihtiyacımız var ama hep böyle konuşuyoruz; işte östrojeni oradan atıyoruz, vitamin D’yi orada yapıyoruz, detoksifikasyonu orada yapıyoruz…
O kadar çok iş var ki! “Bu hafta karaciğerin için ne yaptın?” diye bir hafta sonu not defteri olması lâzım. Mesela normalde böyle dediğinizde pıt diye “enginar” çıkmaz mı cevap? Enginar, brokoli, sarımsak dediğin şeylerin içinde ne var?
Sülforafan. Yani sülfür… Yani oradaki sarımsaktan bağlayarak sülfür, sülforafan, enginar falan karaciğere iyi; DIM’e (diindolilmetan) de öyle gelmiştik zaten. DIM’de brokoli ekstraktı, glutatyonda lipozomali vardı.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
1
Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır?
1657 kez okundu
2
Taylor Swift yeni albüm planları için düğmeye bastığını sosyal medyadan duyurdu!
1235 kez okundu
3
Bu kış kombinlere doyacağınız onlarca model ve onlarca detay.
1191 kez okundu
4
2021 yılına girerken yeni saç modelleri kendini göstermeye başladı.
1185 kez okundu
5
Takı ve makyaj uyumuna trend örnekleri sizler için derledik.
1146 kez okundu