Başarı baskısı ile baş etmek, “güçlü olmak” demek değildir
Kendimizi korumak için geliştirdiğimiz bazı refleksler, bir süre sonra bizi yoran bir düzene dönüşebiliyor.
Zihin hızlandığında, seçenekler çoğalır ama netlik azalır. O yüzden önce ritmi düşürmek lazım.
Küçük bir farkındalık bile bir kapı aralayabilir. Gerisi çoğu zaman sabırla gelir.
Bazen Başarı baskısı dediğimiz şey, bir anda gelmiş gibi görünür. Oysa çoğu zaman birikerek olur.
Belki bugün tek hedef, her şeyi düzeltmek değil; sadece kendini biraz daha dürüst duymaktır.
İnsan Başarı baskısı yaşadığında, dışarıdan bakınca her şey normal görünebilir. İçerideyse başka bir tempo vardır.
Bazı günler Başarı baskısı, zihnin sesi gibi değil de sanki bedenin uyarısı gibi çıkar karşımıza.
Her şeye bir ad koymak şart değil. Bazen sadece “Bu bana ağır geldi” diyebilmek bile iyi gelir.
İnsanın kendine yaklaşımı değişince, yaşadığı şeyin şekli de yavaş yavaş değişir.