Başta savaşı destekleyen bazı İranlılar bugün şüpheli: ‘Ya geriye sadece enkaz kalırsa?’
0 okunma

Başta savaşı destekleyen bazı İranlılar bugün şüpheli: ‘Ya geriye sadece enkaz kalırsa?’

ABONE OL
Mart 12, 2026 21:28
Başta savaşı destekleyen bazı İranlılar bugün şüpheli: ‘Ya geriye sadece enkaz kalırsa?’
0

BEĞENDİM

ABONE OL
İran'ın başkenti Tahran'da, bir hava saldırısının ardından hasar gören dairesini inceleyen bir kadın

Kaynak, Alaa Al Marjani /

Fotoğraf altı yazısı, İran’ın başkenti Tahran’da, bir hava saldırısının ardından hasar gören dairesini inceleyen bir kadın – 12 Mart 2026

Gündemi BBC Türkçe’den takip etmek artık WhatsApp’ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

“Üst düzey yetkililerin tamamını öldüreceklerini ve rejimin birkaç gün içinde çökeceğini düşünmüştük, ama ikinci haftadayız ve her gece patlamalarla uyanıyorum”

Tahran’da yaşayan ve başlangıçta savaşı destekleyen bu kadının yaşadığı hayal kırıklığı giderek artıyor.

İslam Cumhuriyeti’ne karşı çıkan bazı İranlıların, başlangıçta siyasi değişimi hızlandıracağını umdukları bu savaş, gelinen noktada, acı verici bir yeniden değerlendirmeye zorluyor.

Savaşın maliyetinin herhangi bir siyasi sonucun önüne geçip geçmeyeceği sorgulanmaya başladı.

Bununla birlikte, bazıları halen askeri yöntemlerle baskının sistemi zayıflatmanın tek gerçekçi yolu olabileceğini savunuyor.

BBC, ülke tarihindeki en kanlı protesto müdahalesini yeni yaşamış ve İslam Cumhuriyeti’ne yönelik harekat fikrine karşı çıkmayan İranlılarla iletişim engellemelerine karşın görüşmeyi başardı.

Bugün İran’da muhalif olmak tutuklanmaya yol açabileceğinden, güvenlikleri için bu kişilerin isimleri değiştirildi.

Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin

  • PYD Başkanlık Kurulu Üyesi Salih Müslim
    Suriyeli Kürt siyasetçi Salih Müslim hayatını kaybetti
  • Kadın operatörler petrol dağıtım tesisinde boruların etrafında çalışıyor hepsi kırmızı üst, krem rengi kargo pantolon giyinmiş ve baretliler.
    Bakan Bayraktar: ‘Türkiye 11,6 milyon varil petrolü serbest bırakacak’
  • Bir otel odası görüntüsünün üzerinde kayıt işaretini gösteren bir görsel.
    ‘Çin’de bir oteldeki cinsel ilişki görüntülerimiz binlerce kişiye yayımlanmış’
  • Adalet Bakanı Akın Gürlek oturuyor, önünde mikrofonlar var.
    Akın Gürlek’ten İBB davası yorumu: ‘Mahkeme siyaset arenası değildir’

‘Mutluluktan çığlık attım’

Tahran’da yaşayan 31 yaşındaki mühendis Sama, saldırı haberleri ilk duyulduğunda bir anlık umut hissettiğini söyledi.

“Yıllardır protesto ediyoruz. Her susturduklarında bizi öldürüyorlar” dedi ve devam etti:

“Saldırılar ilk başladığında, rejimin bu duruma dayanamayacağını düşündüm.”

Sama, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğünün açıklanmasıyla ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte kutlama yaptığını söyledi.

“Dev haber doğrulandığında mutluluktan çığlık attım” dedi.

Ancak çatışmanın üzerinden geçen iki haftada, çevresindeki birçok kişinin ruh halinin değiştiğini söyledi.

İran'ın başkenti Tahran'da, motosikletli bir adam büyük bir çizimin yer aldığı büyük bir reklam panosuna bakıyor. Panoda Hamaney babasından bir bayrak devralıyor.

Kaynak,

Fotoğraf altı yazısı, Tahran’da bir duvar resmi bayrağın Hamaney’e geçişini gösteriyor – 12 Mart 2026

Sama, “Bugün artık bazılarının dehşete kapıldığını görüyorum. Tanıdığım insanlar, mahallelerinin de hedef alınıp alınmayacağını merak ediyor” diye yaşadıklarını anlattı.

“Artık uyuyamıyorum. Patlama sesleriyle ya da onlarla ilgili kabuslarla uyanıyorum” diye ruh halini özetledi.

Diğerleri ise sivil acıların boyutunun görmezden gelinemeyecek kadar büyüdüğüne işaret etti.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 28 Şubat’ta bu yana, 3,2 milyon kadar insanın evlerini terk ettiğini açıkladı.

Saldırılar devam ettikçe bu sayının muhtemelen artacağı ve insani durumun giderek güçleşeceği değerlendiriliyor.

Ülkenin kuzeyindeki bir şehirde 28 yaşında bir öğretmen olan Mina, iktidardaki dinci düzenin sona ermesini hala istediğini ancak savaşın uzun vadeli sonuçlarından korktuğunu söyledi.

  • Petrol fiyatları neden sandığınızdan daha önemli?
  • İran, Dünya Kupası’na katılmazsa yerini hangi ülke alabilir?

“Bu fanatik rejim bize bu savaşı getirdi, biliyorum” dedi ve yaşadıklarını anlattı:

“Ama devasa yangınları ve patlamaları gördüğünüzde, korkmuş ve ağlayan küçük çocukları gördüğünüzde, bunun, sevdiğiniz ve yaşadığınız ülkeyi mahvedip mahvetmeyeceğini düşünmeye başlıyorsunuz.”

Mina, başta rejimin çöküş olasılığını açıkça tartışan bazı arkadaşlarının, savaş devam ettikçe ve üst düzey yetkililer görevde kaldıkça daha temkinli hale geldiğini söyledi:

“Ya geriye yıkıntılar ve aynı mollalar ve aynı hükümet kalırsa? Ya daha baskıcı ve daha başına buyruk bir hükümet olursa?

Bazıları için de endişe verici olan, kontrol edilemeyen koşullar altında hükümetin düşmesi durumunda olabilecekler.

Ocak ayındaki protestolar sırasında yaralanan 31 yaşında bir dükkan sahibi olan Ali, istikrarsızlık veya iç savaş olasılığından endişe duyduğunu söyledi.

“Herkes ‘rejim değişikliğinden’ sanki basit bir düğmeye basmak gibi bahsediyor.

“Ama iktidarı kim alacak? Rejimi bir şekilde devirmeyi başarsalar bile, ülkenin kaosa sürüklenmesini ne engelleyecek?” diye endişesini dile getiriyor.

Belirsizliğin, hükümete şiddetle karşı çıkanları bile derinden etkilediğine işaret etti:

“Özgürlük istiyorum ama bu savaş bittiğinde halen ayakta olan bir ülke de istiyorum.”

İran’da bazıları da bu savaşın, yetkilileri zayıflatmak yerine güçlendirdiğini savundu.

27 yaşındaki grafik tasarımcı Fatima, dış saldırıların hükümetin uzun süredir devam eden “düşman” anlatısını güçlendirdiğini söyledi.

“Bunu çok seviyorlar,” dedi ve devam etti: “Şimdi diyorlar ki, ‘Bakın? Size bunun düşmanın planı olduğunu söylemiştik.’

“Eleştiri hakkı ihanetle eşdeğer oldu. Ve bunu kendi halklarına karşı kullanıyorlar.”

Fatima savaş başladığından beri sokaktaki paramiliter güçlerin varlığının oldukça arttığını söyledi:

“Sokaklarda bize saldırmak veya bizi tutuklamak için bahane arayan haydutları gördünüz mü?

“İnsanların sesini çıkarması giderek zorlaşıyor.”

Bazı başkaları ise, bu tür endişeleri dile getirenlerin, değişimin ne kadar zor olabileceğini göz ardı ettiğini savunuyor.

Bu sesler, on yıllarca süren baskı rejiminin başka bir alternatif bırakmadığını savunarak, askeri harekatı desteklemeye devam ediyor.

İsfahan’da yaşayan 40 yaşındaki mühendis Reza, dış baskının sadece gerekli değil, aynı zamanda tek geçerli yol olduğuna inandığını söyledi.

“İnsanlar, sanki denememişiz gibi, değişimin içeriden gelmesi gerektiğini söylüyorlar” dedi.

“Tanrı aşkına, bu insanlar öldürülen protestocuların ceset torbalarını unuttular mı?Bu daha iki ay önce değil miydi?” diyerek Ocak ayında yaşananları hatırlattı.

Reza, hükümetin askeri ve güvenlik aygıtını zayıflatmanın güç dengesini değiştirebileceğine inanıyor.

“Sistem yarın çökmese bile, gücünü azaltmak denklemi değiştirebilir” dedi.

İranlı kurtarma ekipleri, 12 Mart 2026 tarihinde Tahran'ın merkezindeki hasar görmüş konut binalarının enkazı arasında çalışıyor.

Kaynak,

Fotoğraf altı yazısı, İranlı kurtarma ekipleri, 12 Mart 2026 tarihinde Tahran’ın merkezindeki hasar görmüş konut binalarının enkazı arasında çalışıyor.

Mevcut sistemin iktidarda kalmasının maliyetinin nihayetinde savaşın maliyetinden daha yüksek olacağını savunanlar da aynı görüşte.

Güneydeki Huzistan eyaletinde bir yazılımcı olan Milad, hükümetin bu politikalarının sürmesi halinde daha da büyük bir yıkımın kendilerini beklediği endişesini dile getirdi.

“Fanatikler iktidarda kalmaya devam ederse barış olacağını, hatta bu savaşta gördüğümüzden daha az yıkım olacağını mı düşünüyorlar?” dedi ve devam etti:

“Bakın ‘barış’ zamanında neler yaptılar: Ekonomi yok, su yok, kadın hakları yok, gelecek yok.

“Ben ölürken, ülkemizi bu hale getirenler de ölsün yeter, saldırılarda ölmeyi tercih ederim.”

Ancak askeri harekatı halen destekleyenler arasında bile, Trump’ın savaş başladıktan sonra İranlılara yaptığı ayaklanma çağrısını sorgulayanlar var.

Ocak ayındaki kanlı rejim karşıtı protestolara katılan bir genç olan Saeed, artık son derece şüpheci olduğunu söyledi.

“Bu rejime karşı savaştan başka yol yok” dedi.

“Ama Trump denen adam gerçekten halen rejim değişikliği mi arıyor? İşi bitirmek konusunda ciddi mi?”

“Artık ben de bilmiyorum. Her gün farklı şeyler söylüyor.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP