Bazen Erteleme sandığımız şey, başka bir ihtiyacı anlatır
Erteleme tembellik değildir. Çoğu zaman “yük” duygusudur; başlayınca bitmeyecekmiş gibi gelir.
Bir mesele büyüdükçe, insan onu çözmek yerine ondan kaçmanın yollarını buluyor. Bu da kısa süreli rahatlatıp sonra geri getiriyor.
Bazen de ertelemenin altında mükemmel yapma baskısı yatar. ‘Tam’ başlamadığın sürece hata da yapmazsın.
Bir şeyi ‘hemen’ düzeltmek zorunda değilsin. Önce anlamak yeter.
Her şeye bir ad koymak şart değil. Bazen sadece “Bu bana ağır geldi” diyebilmek bile iyi gelir.
Bugün bir şeyi çözemedin diye hiçbir şey olmadı sanma. Bazı değişimler sessiz ilerler.
Bazı günler Erteleme, zihnin sesi gibi değil de sanki bedenin uyarısı gibi çıkar karşımıza.
Ertelediğin şeyin boyunu küçültmek, zihnin direnç kapısını düşürür.