Bekleme ve sabırsızlık sandığımız şeyin küçük bir sebebi olabilir
Genelde kaçırdığımız şey şu: Duygu tek başına değil; bir düşünce ve bir alışkanlıkla el ele yürür.
Belki bugün tek hedef, her şeyi düzeltmek değil; sadece kendini biraz daha dürüst duymaktır.
Her şeye bir ad koymak şart değil. Bazen sadece “Bu bana ağır geldi” diyebilmek bile iyi gelir.
Küçük bir farkındalık bile bir kapı aralayabilir. Gerisi çoğu zaman sabırla gelir.
Bekleme ve sabırsızlık yaşarken insanın kafası bir noktaya takılır: “Neden böyle hissediyorum?”
İnsanın kendine yaklaşımı değişince, yaşadığı şeyin şekli de yavaş yavaş değişir.
Kendimizi korumak için geliştirdiğimiz bazı refleksler, bir süre sonra bizi yoran bir düzene dönüşebiliyor.
İnsan Bekleme ve sabırsızlık yaşadığında, dışarıdan bakınca her şey normal görünebilir. İçerideyse başka bir tempo vardır.
Bazen mesele, yaşadığın olaylar değil; onlara yüklediğin anlamdır. Anlam değişince his de değişir.