Hikâye Nişantaşı’nda, yerin altına sıkışmış bir stüdyo dairede geçiyor. Oyun; akademiyi, hayallerini ve devrim ideallerini geride bırakmış bir sanatçı ile yaşlanan, hafızası giderek silinen bir baba üzerinden evlilik, iş ve gündelik hayatın baskısı altında şekillenen ilişkileri sahneye taşıyor. Hafızanın kırılganlığı, aile içi ilişkiler, erkeklik kodları ve kuşaklar arası çatışmaları birlikte ele alan oyun; kişisel olan ile toplumsal olanın kesiştiği çok katmanlı bir anlatı kuruyor.Haberin DevamıHaberin Devamı“Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı” ile başlayan üçlemenin ikinci halkası oyun Çetin’in nitelemesiyle “dipsiz bir tartışma” olan baba-oğul ilişkisinin en can alıcı noktalarına temas ederek seyirciyi birbirinin açmazlarına ortak ediyor. Kısaltmış adıyla “Babamın Sesine Uyandım”, izleyiciyi hazır cevaplar sunmak yerine, sorular etrafında düşünmeye davet eden bir tiyatro dili öneriyor. Oyun 5 Nisan 2026’da saat 16.00 ve 19.00’da DasDas Açık Sahne’de.