Dilovası yangını davası sanıkların savunmalarıyla devam ediyor
Kaynak, TAŞDEMİR AİLESİ
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bir parfüm fabrikasında yedi kişinin yaşamını yitirdiği yangınla ilgili dava Kandıra'da bulunan Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde devam ediyor.
Gebze 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 16 şüpheliden dördü hakkında "olası kastla öldürme" suçundan yedişer kez müebbet, diğer sanıklar için ise "bilinçli taksir ve suçluyu kayırma" suçundan çeşitli hapis cezaları talep ediliyor.
- Parfüm fabrikası yangını iddianamesi: 'Öngörülebilir ve önlenebilirdi'
Duruşmanın ilk iki gününde Ravive Kozmetik fabrikasının sahipleri İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal dinlendi.
Duruşmanın üçüncü gününde "suçluyu kayırma" suçlamasıyla yargılanan Onay Yörüklü savunma yapıyor.
Yörüklü'nün, yine aynı suçlamayla yargılanan ve fabrika sahiplerinin kaçışına yardım ettiği öne sürülen Ali Osman Akat'tan talimat aldığı iddia edildi.
Duruşmada olayın ardından polise ihbarda bulunduğunu belirten Yörüklü, fabrika sahibi iki kardeşin dayısı olan Akat'ın kendisine "Bu çocukların babasının fabrikası, bunların suçu yok" dediğini aktardı.
Yörüklü, "Can güvenliği gerekçesi olduğunu söylediler" dedi.
Yörüklü ayrıca Akat'ın kendisine "Her türlü gücümüz var, ben emniyet ile iletişim halindeyim" dediğini savundu.
- Uşak ve Marmaris belediyelerine operasyon: Uşak Belediye Başkanı dahil 24 kişi gözaltında
- MSB, Türkiye'de 'çok uluslu NATO karargâhı' kurulacağını duyurdu
- 'Çin'de bir oteldeki cinsel ilişki görüntülerimiz binlerce kişiye yayımlanmış'
- İspanyol kadın, babasıyla uzun hukuk mücadelesinden sonra ötenaziyle öldü
Kardeşler yangının ardından Tekirdağ'da yanlarında yeşil pasaport ve bir miktar nakit para ile yakalanmıştı.
Oransal kardeşler: 'Üretimle ilgimiz yok'
Şirketin sahibi olarak görülen İsmail Oransal davanın ilk duruşmasında verdiği savunmasında şirketin kendi adına göründüğünü ancak üretim süreçleri ile ilgisinin olmadığını savundu.
İkinci duruşmada konuşan Altay Ali Oransal da üretimden sorumlu olmadığını iddia etti. Oransal, asıl gelirlerinin Fransa'da üretildiğini söylediği kendi markalarından sağlandığını ileri sürdü.
Tekirdağ'da yakalanmaları ile ilgili savunma veren Oransal, yangının ardından avukatlarının onlara işçilerin tepkili olduğunu, uzaklaşmaları gerektiği uyarısında bulunduğunu iddia etti; yurtdışına çıkabilecek durumdayken çıkmadıklarını savundu.
İki kardeş de fabrikaya çok az gittiklerini, aslen reklam ve tanıtım işleriyle ilgilendiklerini söyledi.
İşçiler ve aile yakınları savunmalara tepki gösterdi.
İşyerinde çalışan Emine Bulut, Oransal'ın fabrikaya seyrek geldiği savunmasına karşı çıktı.
Bulut, "Bir ay boyunca o insanlara nefes aldırmadan çalıştırdığını çok iyi biliyorum. Her gün orada olduğunu, 'geç kalıyoruz' diye emirler verdiğini çok iyi biliyorum" dedi.
Aileler: 'Yaptırım olmazsa devamı gelecek'
24 Mart'ta dava başlamadan önce yakınlarını kaybeden aile üyeleri ve avukatları açıklama yaptı.
Ailelerin avukatı Sevgi Eren, soruşturma sürecinin bugüne kadar "eksik ve taraflı" yürütüldüğünü öne sürdü.
Evren, "Kamu görevlileriyle ilgili yürütülen soruşturmada aylar geçmesine rağmen bir adım yol gidilmemiş, sorumlular yargı önüne çıkarılmamıştır" dedi.
Yangında hayatını kaybeden Şengül Yılmaz'ın kızı Emine Yılmaz, "Bu katliamlara bir yaptırım olmazsa bunun devamının geleceğini düşünüyorum" dedi.
Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut da "Ben adaletimize güvenmek istiyorum. Böyle adalet olacaksa olmasın" dedi.
Duruşmaya ayrıca Sakarya Hendek'teki Havai Fişek Fabrikasında 2020 yılında gerçekleşen patlamada ve Beşiktaş'ta 29 işçinin öldüğü Masquerade gece kulübü yangınında hayatını kaybedenlerin aileleri de destek amacıyla katıldı.
- Sakarya'da patlama yaşanan fabrikanın eski işçisi: Sigara içiliyor diye şikayet ettim, işten çıkarıldım
İddianamede neler yer alıyor?
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde, 8 Kasım'da bir parfüm fabrikasında çıkan üçü çocuk yedi kişi hayatını kaybederken yedi kişi de yaralanmıştı.
Bazı yerel kamu görevlileri ile Dilovası Belediyesi'nden bazı yetkililer görevden alınmıştı.
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, fabrika binasında üretimin yapıldığı yerin kaçak olmasından, yangına karşı hiçbir önlem alınmamasına, denetimlerin eksikliğinden, çalışanların sigortasız olmasına kadar birçok sorundan bahsedildi.
Savcılık, olayın "öngörülebilir ve önlenebilir bir endüstriyel kaza olduğu" sonucuna varıldığını açıkladı.
İddianamede, işyerinin bulunduğu kaçak üst katın ruhsatının olmadığı belirtiliyor.
Elektrik tesisatının projesiz ve uygunsuz olduğu, acil aydınlatma ve topraklama düzeneklerinin hiç bulunmadığı, alarm sisteminin ve yangın söndürme sisteminin olmadığı aktarılıyor.