Eline tutuşturulan kağıdın gizemi çözülemedi! Savaş başlatan bomba: 259 kişilik uçak çakıldı

Bir uçak kazası, bombalama olayı yüzünden yaşandığı anlaşıldığında şüpheliler çoktan dünyanın dört bir yanına dağılmış, her şeyin kanıtlanmasını sağlayan kahverengi valiz ise onları yakalatmıştı. Ancak yıllar süren soruşturma ve araştırmaya rağmen faillerin İranlı mı Libyalı mı olduğu kanıtlanamamıştı. ABD tarafından Libyalı bir albay olduğu iddia edilen adam Kaddafi rejiminin çökmesiyle kaçırılmış ve eline tutuşturulan kağıtta yazanları tehdit yoluyla itirafa zorlanmıştı. Peki ama uçak gerçekten Libyalılar tarafından mı düşürülmüştü yoksa bu 38 yıllık denklem henüz çözülmeyi bekleyen bir kargaşayı mı saklıyordu?

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Pek çok kişi bir yerden bir yere göndermek istediği paketlerini otobüslere verir ve şehirlerarası transfer sağlanır. Bir zamanlar bu yöntem uçaklar için de geçerliydi. Kargo bölümüne valiz verilebiliyor, uçağın indiği şehirde paketin sahibi onu teslim alıyordu. 21 Aralık 1988 günü de aynı böyle bir valiz geçiş noktasından kargo yükleme bölümüne aktarılmış ve Pan Am’ın 103 numaralı uçuşu için yükleme sırasına alınmıştı. Ancak o günler için normal bir süreç olsa da, bu valiz için ilk dakikalardan itibaren bir tuhaflık olduğu belliydi. Kalkış için gerekli tüm hazırlıklar kontrol edilirken bu valiz de kontrol edilmişti. Ancak uçakta sahibi olmayan tek bir yük olan kahverengi valiz uzun bir yoldan geliyor, bir uçaktan diğerine aktarılıyordu. Yani zaten daha önce güvenlikten geçen bir başka uçağın yükü olduğundan şüpheli görülmesine rağmen yeterli şekilde kontrol edilmemişti. İçi kaset çalar ve kasetlerle dolu olan bu kahverengi ufak valiz, Pan Am’ın 103 numaralı uçuşunun kalkışından kısa süre sonra trajik bir olayın baş kahramanı olacaktı. Valizin sahipsiz şekilde süren uzun yolculuğunun son ayağı, 259 kişinin de son yolculuğunu oluşturuyordu. Frankfurt’tan Londra’ya ve oradan da New York’a uçacak olan valiz, 38 yıldır çözülemeyen bir davanın ve 270 kişinin ölümüyle sonuçlanan havacılık felaketinin başkahramanı olmak üzereydi.Haberin DevamıHaberin DevamıDENKLEMİ ÇÖZECEK PARÇA: UÇAKTAKİ SAHİPSİZ KAHVERENGİ VALİZ26 Ekim 1988’de yapılan bir operasyonda Alman polisi suçluların arabalarını bagajında bulunan bir radyoya dikkat kesilmişti. Cephaneliğe dönmüş bir evin radyosu da pek normal olamazdı. Öyle de oldu radyonun içinden bir barometre ve bir saat çıktı. Bir bomba düzeneğiydi ve uçak için özel olarak tasarlanmıştı. Basınç barometreyle ölçülecek ve belirli bir irtifaya ulaşıldığında radyo patlayacaktı. Almanya’da yakalanan 2 adam zaten en az 1 uçağın düşmesinden sorumluydu ve yakalanmaları havacılığı biraz daha güvenli kılmıştı. Pan Am’ın 103 sefer sayılı uçuşuna kadar… Bu uçuş Londra’dan New York’aydı. Heathrow Havalimanı’ndan yapılacak kalkıştan önce dönemin güvenlik rutinleri yapılmış ve tüm bagajlar ile 259 kişi uçakta yerini almıştı. Yani en azından tüm kontrollerin yapıldığı düşünülebilirdi. Her şey normal şekilde sürseydi Heathrow’dan kalkan uçakların ABD’ye gitmek için izlediği 6 rotadan biri kullanılacak ve uçak İskoçya’nın sevimli kasabası Lockerbie’nin üzerinden geçecekti. Uçak kalkışa geçtikten sonra 9 bin 500 metreye ulaştığında kontrolöre bu irtifada sabitleneceğini bildirmişti. Buraya kadar bir uçuş için her şey normaldi. Birkaç saniye sonra Lockerbie sakinleri havanın kapalı ve karanlık olması nedeniyle gökgürültüsüne benzettikleri bir ses duymuştu. Tuhaf olansa sesten sonra başlayan ve gittikçe artan titreşim ve uğultuydu. Aradan fazla zaman geçmemişti ki gökyüzünden koyu renkli onlarca büyük parçanın düştüğünü gördüler. Bu parçaların arasında uzun siyah görünen ancak alevler içinde bir cismin de Lockerbie’ye doğru çakıldığı görülmüştü. İşte bu dakikadan itibaren 9 bin 500 metre yüksekte başlayan kâbus Lockerbie’yi de vurmak üzereydi.Haberin DevamıHaberin Devamı
Benzer Videolar