SERAY ŞAHİNLER – Baksı Müzesi ile sanat dünyasında yeni bir yol açan, kültürel kimliğin gücünü merkezden değil özden aldığını vurgulayan Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, “BENBU” sergisiyle bu yolculuğa yeni bir durak ekliyor. Ankara CerModern’de gerçekleşen bu anlamlı retrospektif, yalnızca bir sanatçının üretimlerini değil; aynı zamanda kendiyle yüzleşmesini, geçmişiyle kurduğu bağı ve varoluşuna yönelttiği soruları görünür kılıyor. Sergide yer alan kültürel katmanlar, Koçan’ın hem Baksı’da hem de sanat pratiğinde açtığı yolların izlerini taşırken izleyiciyi de bu arayışın bir parçası olmaya davet ediyor. Biz de CerModern’de Hüsamettin Koçan ile bir araya geldik ve “BENBU”nun izini sürdük…Haberin DevamıHaberin Devamı■ “BENBU” hem sanatsal hem kişisel yolculuğunuzdan izler taşıyor. Nasıl bir yolculuk bu?Bu sergide, kişisel yaşamımın katmanlarını Anadolu’nun çok boyutlu birikimiyle buluşturmayı amaçladım. Benim için sanat, ancak özgür bireysel bir alan içinde anlam kazanır; geleneğin ise tekrar edilerek değil çağın ruhuyla yeniden kurularak var olabileceğine inanıyorum. “BENBU”, bu anlamda geçmiş ile bugünü karşı karşıya getiren değil, birbirine bağlayan bir arayışın ürünüdür. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, daha eski kültürel izlerden bugüne uzanan bu anlatı, farklı katmanların sürekliliği içinde şekillendi.Haberin Devamı■ Sergide farklı tarihlerden, farklı dönemlerden işleriniz var, her biri kültürel ve bireysel katmanların birer yansıması.Haberin DevamıSergide yer alan her iş, sahici bir hikâyeye dayanır; kişisel hafızamdan yola çıkarak insanın derinine dokunmayı, aynı zamanda bu toprakların ortak belleğine dair yeni bir okuma önermeyi hedefledim. Bu süreçte malzemeyi, tekniği ve anlatım dilini de bu arayışın bir parçası olarak yeniden düşündüm. Geleneksel üretim biçimlerini çağın estetik ve düşünsel ihtiyaçlarıyla buluşturarak yeni bir ifade alanı oluşturdum. Mekânla kurulan ilişki ise yalnızca fiziksel bir karşılaşma değil, izleyiciyi hafıza, zaman ve anlam üzerinden katmanlı bir yolculuğa davet ediyor. Bu mekânı özellikle istedim çünkü demiryolları ile benim hayatım arasında son derece anlamlı bir bağ var.Haberin Devamı■ Sergi açılışında da bahsetmiştiniz, Demiryolları ile özel bağınızı hatırlattınız.Haberin DevamıBabam, Devlet Demiryolları inşaatı için gittiği Çetinkaya–Erzincan hattında çalışan mühendislerden etkilenerek çocuklarının da mühendis olmasını istediğini sık sık vurgulardı. Cumhuriyet modernizminin önemli simgelerinden biri olan demiryollarının vatandaşa birey olma yolunu açan bir gücü ve amacı vardı; bireyin toplumsal hayata katılımını güçlendiren bir imkân sunuyordu. Cer atölyelerinin geçmişteki işlevi ile bugünkü varlığı arasındaki süreklilik, beni bu mekânla daha derin bir ilişki kurmaya yöneltti. Beni de taşıyan o rayların bugün, bu mekânda nasıl bir işlevi yerine getirdiğini hep düşündüm.Haberin DevamıHaberin Devamıİç içelik, vatandaşa ulaşma aydınlığı ve değişen vatandaşın anıları… CerModern, bu nedenlerle hafıza ve anlamın iç içe geçtiği bir alan olarak sanatsal birikimimi günümüz insanı ile buluşturduğum mekân oldu. Mayasında kültürel hafıza var Sergideki eserlerin bir bölümü Baksı’dan bir bölümü ise sanatçının İstanbul’daki atölyesinden geldi. Koçan sergiyi bu yönüyle bir ‘Hasret kavuşması’ olarak addediyor. İşlerin mayasında ise kültürel hafıza var… Koçan, bu toprakların izini sanatla sürüyor ve Şamanizm’den Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar farklı kültürel katmanlara temas ediyor ve “Amacım, bu mekânda izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyimle değil, aynı zamanda düşünsel ve duygusal bir temasla buluşturmak; geçmişten bugüne uzanan bu süreklilik içinde umudu ve insanı yeniden hatırlatmak” diyor.