Kendine şu soruyu sor: Erteleme nereden geliyor
Bir şeyi ‘hemen’ düzeltmek zorunda değilsin. Önce anlamak yeter.
Kendimizi korumak için geliştirdiğimiz bazı refleksler, bir süre sonra bizi yoran bir düzene dönüşebiliyor.
Bir mesele büyüdükçe, insan onu çözmek yerine ondan kaçmanın yollarını buluyor. Bu da kısa süreli rahatlatıp sonra geri getiriyor.
Her şeye bir ad koymak şart değil. Bazen sadece “Bu bana ağır geldi” diyebilmek bile iyi gelir.
Bazı günler Erteleme, zihnin sesi gibi değil de sanki bedenin uyarısı gibi çıkar karşımıza.
Zihin hızlandığında, seçenekler çoğalır ama netlik azalır. O yüzden önce ritmi düşürmek lazım.
İnsan Erteleme yaşadığında, dışarıdan bakınca her şey normal görünebilir. İçerideyse başka bir tempo vardır.