
Fed yetkilileri, yayımlanan yeni projeksiyonlarında 2026 yıl sonu için medyan faiz oranı beklentisini %3,4 olarak korudu. 2027 ve 2028 yıl sonu beklentileri de %3,1 seviyesinde sabit kalırken, uzun vadeli medyan faiz tahmini %3,0’dan %3,1’e yükseltildi.
Projeksiyonlar, 2026’da 25 baz puanlık, 2027’de ise yine 25 baz puanlık faiz indirimi öngörüyor. Ancak 19 politika yapıcıdan 7’si 2026 yıl sonunda faizlerin değişmeyeceğini savunurken, bir yetkili 2027’de faiz artırımı öngördü; bu durum Fed’de yaklaşık iki buçuk yıl sonra ilk kez oy ayrılığına işaret ediyor.
FED’İN ENFLASYON HEDEFİ %2 OLARAK KORUNUYOR
Enflasyon beklentileri ise belirgin biçimde yukarı revize edildi. 2026 yıl sonu PCE enflasyonu Aralık’taki %2,4 tahmininden %2,7’ye çıkarıldı. Çekirdek PCE enflasyonu da %2,5’ten %2,7’ye yükseltildi. Fed’in enflasyon hedefi %2 olarak korunuyor.
Büyüme ve işsizlik cephesinde ise görünüm nispeten olumlu. 2026 yıl sonu işsizlik oranı beklentisi %4,4 ile sabit tutulurken, GSYH büyüme tahmini Aralık’taki %2,3’ten %2,4’e revize edildi. Uzun vadeli büyüme beklentisi ise %1,8’den %2,0’a yükseltildi.
Fed, mevcut toplantısında faiz oranını %3,50-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Fed Yönetim Kurulu üyesi Stephen Miran bu karara karşı oy kullandı, 25 baz puan faiz indirimi istedi.
FED BAŞKANI POWELL’DAN AÇIKLAMA
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisine etkilerinin belirsiz olduğunu belirterek, yükselen enerji fiyatlarının kısa vadede enflasyonu yukarı çekeceğini ancak ekonomi üzerindeki olası etkilerin kapsamını ve süresini bilmek için henüz erken olduğunu ifade etti.
Powell, Fed’in politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında tutmasının ardından basın toplantısı düzenledi.
Mevcut para politikası duruşunun maksimum istihdam ve yüzde 2 enflasyon hedeflerine yönelik ilerlemeyi desteklemek açısından uygun olduğunu değerlendirdiklerini belirten Powell, her iki hedefe yönelik risklere karşı dikkatli olmaya devam edeceklerini söyledi.
Powell, mevcut göstergelerin ekonomik faaliyetin sağlam hızda genişlediğini gösterdiğini ifade ederek, tüketici harcamalarının dirençli olduğunu, şirketlerin sabit yatırımlarının artmaya, konut sektöründe faaliyetin ise zayıf kalmaya devam ettiğini aktardı.
“ENFLASYON BEKLENTİLERİNE İLİŞKİN KISA VADELİ GÖSTERGELER SON HAFTALARDA YÜKSELDİ”
İş gücü piyasasında işsizlik oranının geçen yaz sonundan bu yana fazla değişmediğini kaydeden Powell, istihdam artışının düşük seyrettiğini belirtti.
Powell, geçen yıl istihdam artış hızındaki yavaşlamanın önemli bir kısmında azalan göç ve iş gücüne katılımın etkili olduğunu ancak iş gücü talebinin de belirgin şekilde zayıfladığını ifade etti.
Enflasyonun yüzde 2 hedefine kıyasla hala bir miktar yüksek seyrettiğine işaret eden Powell, yüksek oranların büyük ölçüde tarifelerin etkisiyle artan mal sektöründeki enflasyondan kaynaklandığını söyledi.
Powell, “Enflasyon beklentilerine ilişkin kısa vadeli göstergeler son haftalarda yükseldi, bu durum muhtemelen Orta Doğu’daki arz kesintilerinin yol açtığı petrol fiyatlarındaki önemli artışı yansıtıyor.” dedi.
“KISA VADEDE, YÜKSELEN ENERJİ FİYATLARI GENEL ENFLASYONU YUKARI ÇEKECEKTİR”
Geçen yıl eylül ayından aralık ayına kadar olan süreçte politika faizini toplamda 75 baz puan indirdiklerini anımsatan Powell, nötr seviyeye ilişkin makul tahmin aralığına getirdiklerini kaydetti.
Powell, para politikası duruşundaki bu normalleşmenin enflasyonun yüzde 2’ye doğru düşüş eğilimine yeniden girmesine imkan tanırken iş gücü piyasasının istikrar kazanmasına da yardımcı olacağını ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisine etkilerinin belirsiz olduğuna dikkati çekti.
Fed Başkanı Powell, “Kısa vadede, yükselen enerji fiyatları genel enflasyonu yukarı çekecektir ancak ekonomi üzerindeki olası etkilerin kapsamını ve süresini bilmek için henüz erken.” diye konuştu.
“TAHMİNLER ENFLASYONDA İLERLEMENİN UMDUĞUMUZ KADAR GÜÇLÜ OLMAYACAĞI YÖNÜNDE”
Basın mensuplarından gelen soruları da yanıtlayan Powell, son birkaç yıldır enflasyonun seyrini ve zaman içinde kaydedilen ilerlemeyi bir dizi şokun nasıl kesintiye uğrattığının farkında olduklarını ifade etti.
Powell, enerji kaynaklı şokların geçici etkilerini göz ardı etmenin standart iktisadi yaklaşımın bir parçası olduğunu belirterek, ancak bu yaklaşımın her zaman enflasyon beklentilerinin sağlam biçimde çıpalanmış kalmasına bağlı olduğunu vurguladı.
FOMC üyeleri arasında “daha az faiz indirimi yapılması” yönünde anlamlı bir kayma olduğuna işaret eden Powell, “Yani dört ya da beş kişi, iki faiz indirimi öngörüsünden bir faiz indirimi öngörüsüne geçti. Her birinin kendi gerekçeleri var ama özünde, tahminler enflasyonda ilerlemenin umduğumuz kadar güçlü olmayacağı yönünde. Yine de enflasyonda bir miktar iyileşme bekleniyor. Faiz tahmini, ekonominin performansına bağlıdır. Dolayısıyla eğer bu ilerlemeyi göremezsek, faiz indirimini de göremezsiniz.” diye konuştu.
Powell, eğer daha yüksek benzin fiyatlarının hakim olduğu uzun bir dönem yaşanırsa, tüketim üzerinde baskı olacağını ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin bilinmediğini söyledi.
“ENFLASYON BEKLENTİLERİ KONUSUNDA ENDİŞELİYİZ”
Aşırı tepki vermek istemediklerini ve gerçeklere dayanarak mümkün olan en doğru kararı vermek istediklerini dile getiren Powell, beş yılda pandemi, gümrük vergisi ve şimdi de enerji şokunu yaşadıklarını anlattı.
Powell, “Bu tekrarlanan olaylardan biri ve bu enflasyon beklentileri için sorun yaratabilecek bir şey. Bu yüzden bu konuda çok endişeliyiz.” dedi.
Zor bir durumda olduklarını ve risk dengesini sağlamaları gerektiğini kaydeden Powell, istihdamın enflasyondan daha fazla risk altında olduğunu söyleyemeyeceğini, bunun net olmadığını belirtti.
Powell, iş gücü piyasasında istikrarı işaret eden bir dizi gösterge olduğunu ancak FOMC’de önemli sayıda kişinin istihdam artışının son derece düşük olmasından endişe duyduğunu ifade etti.
“İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DURUM STAGFLASYON DEĞİL”
Bir sonraki adımın faiz artışı olabileceği ihtimalini içeren politikanın geçen toplantıda olduğu gibi bugün de gündeme geldiğini söyleyen Powell, “Katılımcıların büyük çoğunluğu bunu temel senaryo olarak görmüyor ve elbette, bu seçeneği masadan kaldırdığımızı düşünmüyoruz.” dedi.
Powell, enflasyonun yukarı yönlü riski ile istihdamın aşağı yönlü riski arasında gerilim olduğuna dikkati çekerek, “Aslında işsizlik oranımız uzun vadeli normal seviyelere çok yakın ve enflasyonumuz da bunun bir puan üzerinde. Dolayısıyla buna stagflasyon demek doğru olmaz. Stagflasyon terimini çok daha ciddi bir dizi koşul için saklı tutarım. Şu anda içinde bulunduğumuz durum bu değil. Elimizde hedefler arasında bir gerilim var ve biz de bu durumu yönetmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“YENİ BAŞKAN ONAYLANANA KADAR GÖREVDE KALIRIM”
Powell, 15 Mayıs’a kadar yeni Fed başkanının onaylanmaması durumunda ne olacağının sorulması üzerine, “Eğer başkanlık görev sürem sona erdiğinde halefim henüz onaylanmamış olursa, onaylanana kadar geçici başkan olarak görev yaparım. Yasa bunu öngörüyor. Bunu daha önce de birkaç kez yaptık.” diye konuştu.
ABD Adalet Bakanlığının kendisi hakkında yürüttüğü soruşturma “şeffaf ve nihai” biçimde sonuçlanana kadar ayrılma niyetinin olmadığını vurgulayan Powell, başkanlık görev süresi dolduğunda Fed Yönetim Kurulunda kalıp kalmayacağı konusunda ise henüz karar vermediğini bildirdi.
Powell, “Bu kararı, kurum ve hizmet verdiğimiz insanlar açısından neyin en doğru olduğuna göre vereceğim.” diye konuştu.
1
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
2670 kez okundu
2
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
1763 kez okundu
3
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
1674 kez okundu
4
Norweç silahlı kuvvetleri kadınlardan oluşan özel kuvvetler eğitimlerini başlattı.
1243 kez okundu
5
Bakan Gül: Darbeci hainlerden hesap soruluyor
1085 kez okundu